Yazdır

DAVALI YA DA MAHKEME KARARI BULUNAN PARSELDE HATA VE DÜZELTME

Hüseyin KOÇAK tarafından yazıldı.. Posted in Tapu-Fen

Hüseyin KOÇAK / Tapu ve Kadastro Başmüfettişi

 

davalı taşınmazHalen davalı olan taşınmazlarda ya da daha önce mahkeme kararı ile oluşmuş taşınmazlarda Teknik hata tespit edilmesi halinde şu şekilde hareket edilmelidir;

A – Davalı Taşınmazda Düzeltme

Davalı bir taşınmazda teknik hata tespit edilirse;

Eğer dava mülkiyete dair ise; hata düzeltilmesi halinde kime tebligat ya­pılacağı sorun olabilecektir. O nedenle de, herhangi bir işlem anında konu tapu müdürlüğü ya da kadastro müdürlüğünün ıttılasına girmesi halinde;

Eğer Mahkeme tarafından bir kadastro elemanı bilirkişi olarak görevlendirilmişse, hatanın bilirkişi raporunda yer alması sağlanmalıdır. Eğer bilirkişi raporu daha önce verilmişse ya da bilirkişi ile ilgili bilgi sahibi olunamıyorsa, parselin yüzölçümünün de hatalı olduğu davanın devam ettiği Mahkemeye bildirilmesi doğru bir davranış olacaktır.

Dava yüzölçüme dair ise o zaman dava devam ederken düzeltme yapmayıp, davanın sonucunu beklemek gerekir.

B – Mahkeme Kararı Bulunan Parselde Hata

Hakkında daha önce mahkeme kararı bulunan bir taşınmazda tek­nik hata tespit edilirse;

Hüküm konusu dışında kalan teknik hatalar kadastro müdür­lüğünce idari yoldan düzeltilebilir. (41 Yönetmeliği)

Mahkeme kararı bulunan parsellerde tespit edilecek teknik hataların düzeltilmesiyle ilgili bir başka düzenleme de 1458 sayılı genelgedir.

Bu genelgenin A/4’üncü maddesinde yer alan dü­zenleme ise; “Hatalı olduğu belirtilen tapu kaydı kadastro veya tapu­lama tahdit veya tespitine vaki itirazlar sonucu, ilgili mahkemelerden verilen kararlar ile oluşmuş ve kararlar uygun şekilde tescil edilmiş ise, düzeltme yine mahkeme kararı ile yapılmalıdır” şeklindedir.

1 – Mahkeme Kararına Aykırı Tescil

Mülkiyete ya da yüzölçüme yönelik olsun; Mahkeme kararında herhangi bir hata olmadığı halde bu karara aykırı tescil yapılmışsa; tapu müdürlüğünce, tahsisler siciline alınarak, tapu kütüğündeki yüzölçüm değeri mahkeme kararındaki değere uygun hale getirilir. Ve Medeni Kanunun 1019’uncu maddesi gereğinde ilgilisine bilgi verilir.

(Konu herhangi bir işlem anında fark edilmiş ve de ilgilisi muvafakat veriyorsa, düzeltme 1458 sayılı genelge gereğince de yapılabilir.)

2 – Önceki Karar, Mülkiyete Dair İse;

Verilmiş olan karar mülkiyete dair ise; bu kararda yüzölçüm değeri ya­zılmış olsa da, dava sırasında özel bir yüzölçüm incelemesi yapılmamakta, ta­puda kayıtlı yüzölçüm aynen yazılmak suretiyle karar verilmektedir.

Mahkeme kararına esas krokide herhangi bir değişiklik yapılmadığı sü­rece yüzölçüm düzeltmesi yapılmasında sakınca olmamalıdır. Zira 1458 sayılı genelge Medeni Kanun (md.1027) ve Tapu Sicil Tüzüğü (md:85) dayanaklı­dır.

Her ne kadar, 1458 sayılı genelgenin A/4’üncü maddesinde yer alan düzenleme bu genelge gereğince düzeltme yapılıp yapılamayacağı konusunda tereddüde sebep olsa da; özellikle yeni bulunan yüzölçüm daha küçük çıkıyor ve de ilgilisi de buna muvafakat ediyorsa, daha önceki mahkeme kararı, yapılacak düzeltmeye engel olmamalıdır.

Ayrıca yapılacak dü­zeltme sonrası tebligat nedeniyle yargı yolu açık olduğundan, yüzölçümdeki artış ya da eksilme şeklindeki hataların düzeltilmesi 3402 sayılı Ya­sanın 41’inci maddesi gereğince yapılabilmelidir. (TKGM–Fen Da.Bşk.lığının çıkışlı 07.03.1997 ta. 174 sa. talimatı.)

3 – Önceki Karar Yüzölçüme Dair ise

Yüzölçüme dair mahkeme kararı bulunan bir taşınmazda teknik hata tes­pit edilirse;

a) Yapılacak düzeltme ile, yüzölçüm küçülüyorsa ve buna ilgilisi rıza gösteriyorsa, 1458 sayılı genelge gereğince düzeltme yapılabilir.

b) Yapılacak düzeltme ile yüzölçüm artıyorsa, ilgilisinin muvafakati alınıp 1458 sayılı genelge gereğince düzeltme ya­pılmamalıdır.

Yüzölçüm miktarı kadar yeri ayırıp, geri kalan kısmı parsel dışında bıra­kacak şekilde bir uygulama ya da fazla miktar için, Hazinenin hisselendirilmesi gibi bir uygulama da yapılamaz. Zira, yine parselin mülkiyetinde değişiklik yapılmış olur.

Herhangi bir düzeltme yapmaksızın, parselin hatalı olarak bırakılması da doğru olmayacaktır.

O nedenle de; ilgili parselin kütük sayfasına yüzölçüm hatasıyla ilgili belirtim yapıldıktan sonra ilgilisine de, yüzölçüm hatasının düzeltilmesi için dava açması gerektiği bildirilmelidir. Yüzölçümde artış olduğu için, ilgilisi bu bildirime duyarsız kalmayacaktır.

(Bir diğer seçenek; bu parselde, gerekli düzeltme 41’inci madde gereğince yapılmalı ve ilgililerin yanı sıra Hazineye de tebligat edilmelidir... Hazineye yapılacak tebligatta, yüzölçümle ilgili olan mahkeme kararı özellikle belirtilmelidir… Herhangi bir hak kaybı söz konusu olmayacağından, zorunlu kalınması halinde bu yolun izlenmesi de önerilebilir.)

*   *   *